
Adalet
kartı Kahramanın Yolculuğu'nun
Eşikten Atlama aşamasının üçlü kart grubunun (Araba
- Adalet - Ermiş) ikinci kartıdır.
Adalet
tamamıyla kendimizden sorumlu olduğumuz nokta, ailenin kurallarının dışına
çıkıp dünyanın yasalarını öğrenmemiz gereken
bir aşamadır. Burada artık kendimize biz bakarız ve kendimizden biz
sorumluyuzdur. İşlerin gidişatı tamamen bizim kendimize nasıl sahip çıkacağımıza
bağlıdır, yani ne ekersek onu biçeriz.
Kartın
motifinde sağ tarafta bir yoğunluk vardır (kılıç, tahtın görünen sağ
yanı, sağ ayak) çünkü kanun ve adalet sağ tarafla ilintilidir. Rasyonel ve
bilinç tarafı olarak kabul edilir. Tüm bunlar iyi düşünülmüş, tartılmış,
tarafsızca ve akılla verilmiş kararı temsil eder. Sol eldeki terazi
sezgilerin ve adalet duygusunun göz ardı edilmediğini göstermekle birlikte ağırlık
sağ taraftadır.
Bu
kart davranışlarımızın sonuçlarından sorumlu tutulabilecek reşitlikte
(bir çocuğun aksine) olduğumuzu gösteriyor. Dolayısıyla burada kendimize
ve başkalarına karşı sorumluluk almaya istekliliğimiz geliştirmemiz
gereken bir gelişim aşamasındayızdır. Yoksa başımıza gelenlerden sürekli
sızlanan ve bunun için hep başkalarını ve dünyayı suçlayan, başkalarına
haset eden yetişkin olamamış zavallı kurbanlar olarak kalırız. Burada sağlam
bir yetişkin egosu geliştirmemiz ve bu kartın vurguladığı akılcı
muhakeme yeteneğiyle kişisel sınırlarımızı belirlememiz gerekir. Böylece
yenilgilerimizi kabul eder, ama tekrar ayağa kalkar devam ederiz. Başkalarının
iyilerine de haset etmek yerine onları takdir ederiz. Bunun için burada net
bir algılama gücüne sahip olmamız gerekir.
Yaşamın
bir keyifler, zorunluluklar ve sorunlar silsilesi olduğunun bilgisiyle yüzleşiriz.
Yerine getirilmesi gereken zorunluluklar olduğunu kabul ederiz. Şimdiki yaşamımızın
geçmişte yaptığımız ya da yapmayıp rafa kaldırdığımız seçimlerin
bir sonucu olduğunu öğretir bize
bu kart ve bilinç
dışı güçlerle bilinçli davranış arasında bir denge kurmaya çalışır.
Ama burada her ne kadar dürüst olmayan davranışa yer yoksa da konu etik değerler
değildir. Önemli olan kendine dürüst olarak davranışlarının sorumluluğunu
almak ve böylelikle kendini tanımaktır.
Bu
kartta fazla takılıp kalmak bizde suçlamacılık, anlaşılmazlık şeklinde
yabancılaşma duygusunun gelişmesine neden olur. Kim olduğumuza ve bize ne
olduğuna ilişkin önyargılı bir görüş geliştirir, hep başkalarını suçlar,
kendimizin tamamen masum ve iyi niyetli olduğunu düşünme yanılsamasına düşeriz.
Hep yasalarla ve başkalarıyla ihtilafa düşeriz. Güneş
Yamanlıca,
01.09.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|