
Asılan
kartı Kahramanın Yolcuğu'nun Meydan
Okuma/Zorlu Görev aşamasının üçlü
kart grubunun (Kader Çarkı - Güç - Asılan) üçüncü kartıdır. Asılan
bizi yolumuzu değiştirmeye zorlayan tüm krizleri simgeler, aynı
zamanda orta yaş krizidir. Dante’nin İlahi Komedya’da dediği gibi “
Hayat yolumun yarısında doğru yoldan saptım ve kendimi karanlık bir ormanda
yalnız başıma buldum.”
Bu
asılma bir sabır sınavı, tavır veya yön değiştirmemiz için bir zorlamadır.
Bundan bir ustalıkla, bir inanca yönelerek, ya da örnek bir insan gibi
davranarak kurtulmamız mümkün değildir.
Asılan
bir yolun sonuna gelmiş olduğumuzu ve artık çark etmemiz gerektiğini, bir
şeylere yanlış bakmakta olduğumuzu ve düşünce şeklimizi değiştirmemiz
gerektiğini, gözden kaçırdıklarımız ve unuttuğumuz önemli şeyler
nedeniyle bir şeylerin atıl kaldığını gösterir bize. Bir şeyleri değiştirmeye
gönüllü olmak, beraberinde çok büyük bir sabır gerektirir. Bunun yanı sıra
anlamı feragat demektir. Bu feragat edilecek olan şey yaşama karşı bir duruş,
bir beklenti, bir bakış açısı olabilir. Bunlara ilişkin içgörü
kazanabilmek için baş aşağı bakabilmelidir kişi. Ayrıca bu baş aşağılıkta
kişi derinliklere doğru kök salar ve büyür.
Ayrıca
bu kart ölümden bir önceki karttır ve ölümü inkar edip ondan kaçacak
olursak her daim asılı kalacağımızı ve özgür ve yaşayan bir birey
olamayacağımızı anlatır bize.
Bu
kart yaşamın iniş çıkışlarını doğal bir ritim olarak kabul etmeye gönüllü
olmayı ifade eder. Dolayısıyla yenilgilerimiz ve üzüntülerimiz de doğal
ritmin parçalarıdır ve onlardan kaçamayız. Bunu kabul etmek, içimizde başka
bir enerji kaynağının çeşmesini açmamızı sağlar. Bu içimizden bize fısıldayan
ve “öyle ya da böyle her zaman ayakta kalacağız” diyen sestir. Bu gümbür
gümbür bir ses değildir ama olayların yanlış gidebileceğini, arada tözkezleyebileceğimizi
ve her istediğimizi yapamayacağımızı kabul ederken yaşama ve kendimize karşı
daha derin bir inanç geliştirmemizi sağlayan ince bir bilgidir.
Bu
kabul öyle bir huzur ve sükunet durumu yaratır ki başkalarına ve kendimize
karşı daha hoşgörülü olmaya başladığımızı gözleriz. Mücadele
etmek, rekabet etmek, kendimizi ortaya koymak ihtiyacı duymaz olayları kendi
haline bırakabiliriz.
Fakat
burada fazla takılı kalacak olursak kendimize acımaya başlar ve sürekli
homudanan bir insan haline geliriz.
Ancak
bu süreci doğru yaşayacak olursak, arınır ve bütünlüğe giden yolda büyüdüğümüzü
deneyimleriz. Kusurlarımız beliginleşebilir, kimliğimizi bırakma endişesi
duymaya başlayabilir ve bir sonraki aşama için maskelerimizi ve savunma
mekanizmalarımızı kenara koymaya hazırlanabiliriz.
Güneş
Yamanlıca,
01.11.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|