
Ay
kartı Kahramanın Yolcuğu'nun Dönüşe Geçme aşamasının üçlü
kart grubunun (Kule - Yıldız - Ay) son kartı. Bu karttan sonra gene bir
eşik var, bu eşik dönüşe atlayışın eşiğidir ve dolayısıyla kart
bu eşiği atlamanın korkusunu barındırır, çünkü önemli bir adım
atılacak ve yeni bir yere ayak basılacaktır.Yeni bilinmeyen demektir ve bu da
bizi korkutur. Ama yolculukta bu sınavdan
da geçecek olursak dönüş - yeniden doğuş - yoluna adım atmışız
demektir.
Bu
kart önümüze çıktığı zaman yapmamız gereken şey bize bu korkuyu
yaşatan duygu ve sezgilerimizi göz ardı etmemek, baskılamamak aksine
onlara kulak vermektir.
Ay,
Kahramanın Yolculuğu sürecinde insana sanki bir geri dönüş yaşatır.
Bu karta gelene kadar gölgemizle yüzleşmiş ve kendi ejderhamızı alt
etmişizdir. Tam bir önceki kart olan Yıldız'la geleceğe bakmaya başlarken
birden Ay teması ve Ay'la birlikte bizi dibe sürüklemesi an meselesi
olan korkular, baş edemediğimiz duygular ve sezgiler beliriverir önümüzde.
Burada sembolik anlamda, dibe sürüklenmemek için Yeraltı Dünyası'nın
Yasak
Sofrası'ndan yemememiz gerekir. Yaşamımızdaki yeme bağımlılığı
ve duygusal bağımlılık Ay'ın temalarıdır.
Bilinç
dışı bilinçten öyle farklıdır ki, bunu anlamak için rüyalarımıza
bakmamız yeter. Halbuki biz rüyalarımızı bilinç kurallarıyla
yorumlamaya çalışır, dolayısıyla onları kavramakta güçlük çekeriz.
Bilinç dışımızla sembolik dil kullanarak konuşmayı öğrenmemiz,
dolayısıyla günlük hayatımızın ve rüyalarımızın bize sunduğu işaretleri
ve sembolleri anlamaya çalışmamız gerekir.
Başlangıçta
bu imgeleri, duyguları, fantezileri bir yere oturtmak zordur bizim için.
Garip ve anlaşılmazdırlar. Ama biz onlara odaklandıkça bu yolla çözülmesi
gereken ve derinlerde yatan sorunları ortaya çıkarır ve hatta bize
ortaya koymamız gereken gizli yeteneklerimizi de gösterirler.
Denge
ve bütünlük duygumuzu geri kazanmamızın yolu bu imgeler selini yaratıcı
ve artistik bir şeye yönlendirmektir.
Sosyal
ortamımıza göre bu zaman kaybı ve amaçsız gibi görünse de, şimdi
parlamakta olan yaşamın gece lambasıdır ve kendimizi sosyal anlamda üretken
olmayan şeylere verme zamanıdır.
Kısaca,
bu süreçte bilinç dışımız bize ne verirse onu almayı ve
derinliklerden gelen yapıcı ve yıkıcı enerjilerle işbirliği yapmayı
öğrenmeliyiz. Herşeyden önce insan olduğumuzu kabul etmeliyiz. Bir
krizden sonra sükunete ulaşmış olabiliriz ama gelişimimiz devam
etmektedir ve bir gelişim daima bizi sınayan karanlık yönler
barındırır.
Ama herşeye rağmen kartta
gördüğünüz gibi Yengeç
sudan çıkıp ayaklarını karaya basmakta,
bize Yengeç Dönencesi'ni ve Yengeç Dönencesi'nin
yaz mevsiminin ve gündüz kuşağının başlangıcı olduğunu düşünecek
olursak aynı zamanda bir sonraki kart olan Güneş'i müjdelemektedir.
Güneş
Yamanlıca,
01.06.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|