
Denge
Kahramanın Yolculuğu'nun Yeraltı Dünyasına İniş / Ölüm aşamasının üçlüsünün
(XIII Ölüm - XIV Denge - XV Şeytan) ikinci kartıdır.
Ölüm’le
egonun tanımlamış olduğu sınırlar ortadan kalktığı zaman ayrılmış
olanı doğru karışımda birleştirmek önemlidir. Kart yeraltı dünyasını bilen tanrıça Iris’i
simgeler. Yani
ruhların rehberini. Bu ruh rehberimize kendimizi açtığımız zaman o bizi
bulacaktır. Aslında o her zaman oradadır ama biz onu gözden kaçırır ve
duymayız.
Daha önce geçerli
ve bildik olan kriterlere karşın ruh rehberimiz iyi ve kötü, asil ve bayağı,
yararlı ve yararsız, hoş ve nahoş arasında ayrım yapmaz. Çünkü olgun
bilinç Yaratılışta yalnızca iyi ya da yalnızca kötü diye bir şey olmadığını
bilir. Belirleyici olan yalnızca doğru orandır. Dolayısıyla burada önemli olan ayrım kararında olmak ile olmamak arasındadır.
Dolayısıyla ikileme düştüğü noktada içsel kesinliği doğrultusunda
karar verir ve bunun sonuçlarının neler olabileceğini bilir, göze alır.
Yani bu bıçak sırtında yürümek gibidir ve asla kararsızlık değildir ve
etik olma prensibi yoktur.
Ancak ego yeterince güçlü değilse o zaman verilen karar bizi bir sonraki
kart olan Şeytan’ın olumsuz yönüne götürür.
Maskeler çıkmış,
yeni bir duruş edinilmiştir ama problemler ve deneyimlerle yüzleşilmekte ve
bunlarla başetmeyi öğrenirken ki içsel değişim süreci devam etmektedir. Fırtınadan
sonraki sükunet gibi, sakin bir zihinle mevcut çelişkiler ve problemler gözden
geçirilmekte ve çözülmeye çalışılmaktadır. Hala biraz gerilim vardır,
ama en azından telaşşsız bir sükunet hüküm sürmektedir dolayısıyla biz
de biraz gevşeyebiliriz.
Denge kendisini
karşıtlıkları uzlaştırma ve yeni, dinamik bir ahenk biçimi bulma arzusu
olarak göstermektedir, ama bu bağlayıcı özveri yoluyla değil içgörüyle ve
düşünerek uygun çözüme ulaşma şeklindedir. Dolayısıyla
yeni edinilen yaklaşımın tıkanılan noktalarda yeni bir çıkışa götürdüğü
durumlarda yer alır. Ama bu çıkış Dengenin hedefi değildir, sadece
bu sürecin bir parçasıdır.
Yani Denge bize
yüzleşmelerimizde kullanacağımız enstrümanı sağlar, ve her türlü
duruma duygusal ve agresif yaklaşmak yerine barışçıl ve sakin bir yolla
yaklaşmanın ne kadar güzel olduğunu gösterir.
Ama bu kartta çok
fazla takılırsak dışarıdaki herşeyi anlamaya çalışırken, içsel dürtülerimizi
gözlemekte başarısız oluruz ve söylediklerimiz ve düşündüklerimizle
yaptıklarımız çelişmeye başlar, örneğin başkalarına vaaz
verirken kendimiz etik olmayan davranışlar içerisine gireriz.
Güneş
Yamanlıca,
01.12.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|