
Persephone, Inanna, Psykhe, Karl Lear’in en
küçük kızı, Perceval, Gılgameş, Herakles, Perseus, Orion mitolojide adı
sıkça geçen kahramanlardan bazılarıdır. Ya da Yıldız Savaşları’nda
Skywalker (yolculuğu kendisi seçen) ve Han Solo (kendini maceranın içinde
bulan), Yüzüklerin Efendisi’nde Frodo (kendini maceranın içinde bulan) ve
Aragorn (yolculuğu kendisi seçen). Mitolojide ya da filmlerde anlatılan
kahraman hikayeleri aslında fantastik biçimde anlatılan bizim yaşamlarımızdır.
En zor problemleri çözen kişiler genellikle
çözebileceğini düşünmediğimiz kişiler, yani bizim gibi kişiler olurlar
ve bu da Joker’le ifade bulur. Dolayısıyla Joker bizizdir ve kahramandır.
Joker neşeli, kaygısız ama aynı zamanda
tehlikeli olabilecek bir tavra işaret eder. Budalalığı temsil eder ama belki
de bu kasti bir budalalıktır.
Marie Louise von Franz demiştir ki:
“Budala... kişiliğin temel özgünlüğünü ve bütünlüğünü temsil
eder... Bu bütünlük, zekadan veya özdenetimden ya da başka herhangi bir şeyden
çok daha önemlidir. Durumu kurtaran ise özgünlüktür.”
Beyaz güneş bunun budalalıktan abdallığa,
yani aptallıktan abdallığa giden yol olduğunu gösterir. Yolculuk sonunda
soytarı gene sade
ve mütevazidir, ama çocukça saflığı bir bilgelik kazanmıştır. Köpek
ise bu yolculuktaki içgüdülerin ve diğer rehberlerin yardımını temsil
eder. Arkadaki tepeler katetmesi gereken yolu gösterir ve bu tepeler Ermiş’in
evidir. Ermiş kendini bilmeyi ifade eder ve ilk eşiktir. Bohçaya gelince,
Sheldon Kopp bu bohçayı “kullanılmayan bilgilerin çantası" diye tanımlamıştır.
Joker ya hiç bir şey bilmiyordur ya da
bildiklerini kullanmıyordur. Bu nedenle bildiklerinden dolayı engellenmiş ya da bloke olmuş durumda değildir.
Bir diğer anlamda Joker içimizdeki çocuğu
simgeler ve biliriz ki bu çocuk daima yeni şeyleri denemeyi, keyifle
bilinmeyen yollara gitmeyi sever. Bu önyargısız açıklık gerçekten yeni
olan bir şeyi öğrenmek için en iyi yaklaşımdır. Bu nedenle Waite bu karta
“bilgiyi arayan akıl demiştir”.
Sayısal anlamda bakacak olursak, sıfır sayısı
Arapça “sifra” yani şifre kelimesinden türemiştir. Görünen bir değeri
olmamakla birlikte sonsuz olasılıklar barındıran ve eksik olan her sayının
yerine geçebilecek bir değerdir. Mayalar, ki sıfır kavramını ilk keşfeden
onlar olmuşlardır, bu sayı için sembol olarak istiridye kabuğu ve salyangoz
(spiral) kullanmışlardır.
Salyangoz mevsimsel yenilenmenin, yani yeniden doğuşun simgesidir. İstiridye
kabuğu da rahmi ve cenini simgeler. Mısırlılarda ise sıfır kozmik yumurta
gibi bir olasılıklar bütününü temsil eder.
Joker’in gücü onun dairesel biçiminde
yatar. Yaşam yolculuğumuzda çocukluğun bilinçaltı sezgileriyle bilgi
yoluna çıkar, yaşlılığın bilgeliği olan sezgisel algımızla geri döner
ve daireyi tamamlarız.
Joker’in
bizden talep ettiği hayatı yaşamamız, sadece kitaplardaki bilgilerle
yetinmeyip bilgiyi deneyimler yoluyla kazanmamızdır. Joker bizi kahraman
olmaya, ön yargılar olmaksızın bir macera yaşamaya çağırır.
Güneş Yamanlıca,
30.09.2006, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|