
Kader
Çarkı kartı Kahramanın Yolcuğu'nun
Meydan Okuma/Zorlu Görev aşamasının üçlü
kart grubunun (Kader Çarkı - Güç - Asılan) birinci kartıdır. Artık
zorlu görev başlamaktadır.
Kahraman
gerçek kimliğinin bilincine varmış, şimdi de görevim ne diye soracak
olgunluğa erişmiştir. Burada vurgulanan çark aslında zaman çarkıdır.
Daimi döngüsüyle sürekli yeni şeyler gelir, zamanı dolanlar gider. Çarkın
iki yanındaki Mısır mitolojisiden gelen figürler de aynı şeyi vurgular. Çakal
başlı Anubis yükselen, yaşamı yenileyen gücü, yılan biçimindeki Seth de
yıkıcı gücü sembolize eder. Dört köşede yer alan melekler dört
evangelist ve aynı zamanda dört element.Yaratılışın bütünlüğünü
simgeliyorlar.
Dört
elementin simgelenmesi, bize yaşamın hedefinin bir bütün ve salim olmak olduğunu
söyler. Bunun için her dört elementin de geliştirilmesi gereklidir. Sürekli
dönmekte olan zaman çarkı daima, her ne kadar zamanla eskiyecek olsa da, içinde
bulunulan an için güncel olan yeni ödevler getirmektedir. Bu gelip geçici
gibi görünen görevler yaşam sürecinde, tıpkı bir mozaik resmi oluşturan
küçük taşlar gibi, kendimize özgü asıl yaşam görevimizi her geçen gün
biraz belirgin bir hale getirirler. Bu yüzden bu kart bize daima soru yönelttiğimiz
konuya ilişkin olarak -o her ne ise- onu artık çözme ve yapılandırma zamanının
geldiğini söyler.
Bu
karta ilişkin deneyimler gerekli ve kaçınılmazdır. Yaşamda
sıklıkla kendimizi aynı durumların içerisinde buluruz. Artistler değişmiştir
ama roller ve film aynıdır. Çok az farklılıkla yaşanan bu tekrarlar henüz
ne için olduğunu göremediğimiz yansıtmalardır. Bunları bilincimizle algılayacak
olsak artık aynı kalmayacak olan davranışlarımızın sonucudur. Ve sanki
hayat bizimle oyun oynuyor gibidir. Eğer bu süreçteki kendi katkımızın ne
olduğunu anlayabilirsek o zaman
kendini tekrarlayan modeli değiştirebilir ve çarktan kurtulabiliriz. Ancak
yanlış sonuçlara varacak ve gereksiz suçluluk duygularına kapılacak
olursak çarka takılır, döner dururuz.
Çark
dönerken direnç ve geri kaçışlar yaşarız. Yapmak istediklerimiz her
seferinde başarısız olur ve tıkanır. Bu tam “Ben bunu haketmek için ne
yaptım?” diye sorduğumuz zamanlardır. Bunun en iyi cevabı, kendimize,
durumumuza, sorunlara mümkün olduğunca objektif olarak bakmaktır. Ya da
biraz geri çekilerek, olanı biteni izlemek ve olanlara ilişkin tepkilerimizi,
duygularımızı, umutlarımızı ve korkularımızı gözlemlemektir. Bunu, örneğin
bir konuya ilişkin belirli bir endişemizin bizi savunmacı bir tavra sürüklediğini
ve bunun da önlemeye çalıştığımız tepkileri daha da provoke ettiğini görebildiğimiz
zaman çarkı durduracak bir yol bulabiliriz.
Eğer
çarkta fazla takılı kalacak olursak, yersiz suçluluk duygularımızın
kurbanı olur, başımıza ne gelirse pasifçe kabul eder, “bu bana tanrının
bir cezası” diye bakmaya başlarız. Ya da dünyaya karşı bir öfke
duymaya, olaylara “ben bu dünya için fazla iyiyim”, “daha iyisini
hakediyorum” şeklinde bakmaya başlarız. Halbuki Kader Çarkı’nın amacı
bizi yaşamımızın sorumluluğunu alabilecek olgunluğa doğru büyük bir adım
atmamızı sağlayacak olan yüzleşmeyle karşılaştırmaktır.
Güneş
Yamanlıca,
01.11.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|