Ana Sayfa
TAROT DERGİSİ

 

Ne kadar aşağıya düşersen, o kadar yükseğe uçarsın.

 

~ Chuck Palahniuk ~

 

Kule
 

 

 

Kule kartı Kahramanın Yolculuğu'nun Dönüşe Geçme aşamasının ilk kartı ve ejderhaya karşı kazanılan zaferin, zindanın kapısının açılışının, hapsedilmiş ruhun özgür kalışının kartıdır.

 

Kule burada kibir, megalomani ve ego şişinmesinin sembolüdür ve yıldırım da tanrının uyaran parmağı gibi dışarıdan gelen ve eski düzenin yıkılmasına neden olan dışsal bir etkiyi gösterir. Ancak bu bir anda zihnimizde çakan bir şimşek gibi içsel de olabilir. Yani bu dışarıdan gelen veya içsel bir darbe olabilir ve bu şimşek daha önceki görüşlerimizin nasıl yanlış olduğunu ve bazı şeyleri nasıl da bir kum yığını üzerine inşa ettiğimizi gösterir. Bir zamanlar bizim için uygun olan ya da uygun gibi gelen bir şeye veya bir görüşe fazlasıyla uzun zaman saplanıp kaldığımız zaman sınırlarımız giderek daralır, kabuk bağlar ve bizim için bir hapishane haline gelir. İşte Kule bu yapının yıkılması anlamına gelir. Ve bu yıkılma bizim için özgürlüğe doğru hamle etmektir ama o yapıya o kadar tıkılmışızdır ki kendimizi orada güvende hissederiz. Dolayısıyla bunun yıkılması başta bizi korkutur ve karmaşa yaratır. Ancak daha sonra geriye bakınca bunun bizim için anlamını ve önemini kavrayabiliriz. 

 

Kule’nin duvarları bizim bütünü görmemizi engeller ve dışarıyla bütünleşmemizi önler o nedenle yıkılmalıdır. Burada gerçeğin bizim düşündüğümüzden nasıl daha geniş ve daha farklı olduğunu kavrarız. Örneğin herhangi bir ilişkimizde bir şeylerin ters gittiğine dair bir şüphemiz vardır ama onu hep bastırırız ve iyi olduğuna kendimizi inandırırız, aksi takdirde büyük bir problem olduğunu itiraf etmemiz ve yaşamımızda büyük değişiklikler yapmamız gerekir ki bu kendimizi herşeyin iyi gittiğine inandırmaktan çok daha zor bir süreçtir ve  bize sanki dünyanın sonu gelmiş gibi hissettirebilir. 

 

Bunu nasıl deneyimleyeceğimiz, yaklaşımımıza ve yolun bu noktasına gelene kadar ne kadar olgunlaştığımıza bağlıdır. Bugüne kadar güvenlik ya da başka bir koruyucu etken pahasına yaşamaya cesaret edemediğimiz bir şey söz konusudur. Yani işimizden ayrılabiliriz, daha önce fikir birliği ettiğimiz kimselerle ters düşeriz veya bunu “yapacağıma ölürüm” dediğimiz şeyler için ölür ve de yaparız. Bu Kule deneyimidir. 

 

Kule içimizde bizi kontrol eden otoriteyi de yıkmak anlamına gelir. İçimizdeki baskın anne ya da baba imgesini. Bu imge olumlu ya da olumsuz olabilir. Yani kötü bir ebeveyn ya da çok iyi bir ebeveyn olabilir ama bizim bundan her halükarda kurtulmamız gerekir, yoksa yaşamımız o imgeleri dış dünyayla kıyaslamakla geçer gider ve her ilişkimiz bir hayal kırıklığı ile sonuçlanır.

 

Kule’nin en önde gelen özelliği aniden oluşudur, Kule’nin rötara hiç tahammülü yoktur. Deprem gibidir. Kişinin ayağının altındaki zemin sallanmaya başlar ve kişi zeminin yarılıp yarılmayacağını ve yarılırsa nereye açılacağını bilmez. Kule’nin dışsal etkisini çoğunlukla geniş kapsamlı değişikler olarak görürüz. Kesin olan tek bir şey vardır o da herşeyin değişmekte olduğu ve bundan sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağıdır. Buna ayak uydurmak oldukça güçtür ama olumlu yönüyle uzun zamandır aklımızda saklı olan ama yapamadığımız açılımları nihayet yapmamız için fırsat sağlar.

 

Eğer kendimizle dürüstçe yüzleşmişsek tüm kargaşasına veya acılı koşullarına rağmen, Kule bize oldukça hızlı bir psikolojik büyümeyi ve karakterimizi sağlamlaştırmayı garanti eder. Yanılsamalarımızın ve sahte umutlarımızın balonlarını söndürdüğümüz anda Kule hayatımızı yeniden ışıldatacaktır.

 

Ama bu noktaya kadar olan süreci gereğince yaşamamışsak hayat öyle bir darbe vurur ki, daha önceki davranışlarımızın sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırız. Bu aynı zamanda içsel bir stres yaratan patlayıcı bir durum ortaya çıkarır. Uykusuzluk ve derin depresyon Kule’nin ilgi alanlarıdır.

 

Kule sürecinde iki şekilde takılıp kalabiliriz. Açık denizlere ve zorlu koşullara açılmamız gerekirken öyle bir içimize çekiliriz ki tüm değişikliklere karşı dururuz veya kendimiz başkalarının yaşamlarında uyumsuzluk ve şok edici davranışlar yoluyla Kule rolüne soyunuruz. Bu şekilde gelişmemizde tıkanma yaşar, dünyaya yabancılaşırız ve sonunda artan içsel gerilimimiz ve stresimiz sigortalarımızın atmasına neden olur. Yani Kule burada da kendini gösterir ve bize bir fırsat daha tanır.

 

Kule sürecini doğru yaşamak, tüm kargaşasına rağmen, bizi  iyi bir içsel dengeye götürür.

 

Güneş Yamanlıca, 01.10.2007, İstanbul

 

 

 

Kahramanın Yolculuğu

 

Kahramanın Yolculuğu ve Büyük Arkana

Kaynakça: 

Hajo Banzhaf, Tarot und der Lebensweg des Menschen, 1997-2005  (Kailash)

Karen Hamaker-Zondag, Tarot as a Way of Life, 1997 (Samuel Weiser Inc.)

 

tarotdergisi@gmail.com

 

Başa Dön

 

© 2007-2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter