
Mahkeme
kartı Kahramanın
Yolculuğu'nun Dönüş Eşiğini Atlama/Yeniden Doğuş aşamasının üçlü
kart grubunun (Güneş - Mahkeme - Dünya) ikinci kartıdır. Kahramanın
uğruna savaş verdiği şey ya da olgu her ne idiyse, ki bu her anlamda onun
hazinesidir, şimdi ona iyileşmeyi getirir. Dönüşüm mucizesi gerçekleşir. Güneş
kartındaki yaşama sevinci burada benliğimize derin bir demir atmış, bizi
cesaretlendirmiş ve yeni duygular uyandırmıştır. Kendimizi hangi şartlarda
bulursak bulalım yaşama karşı büyük bir şükran duyar, ve derin bir doyum
hissederiz. Hepimizin bütün olduğunu deneyimleriz. Bu bizi günlük hayattaki
önemsiz şeylerin zincirlerinden kurtarır ama işlev görmemizi de engellemez.
Aksine bilincimizle bilinçaltımızı canlı bir etkileşimde tutmanın bir
yolunu bulduğumuz ve bilinçdışımızın dilini anlayabildiğimiz için hacıyatmaz
gibiyizdir, yani dengemizi bozacak ne kadar darbe alırsak alalım hemen
dengemizi geri kazanırız. Dolayısıyla işlevselliğimiz artmıştır. Yaşam
sevgisi ve şükran duygusunun yanı sıra dünyada, evrende büyüyen, gelişen
her şeye derin bir saygı duyarız, çünkü biz de onların bir parçasıyızdır.
Elbette bunun bir sonucu da daha fazla çevreci bir kişi haline gelmemizdir. Çevremize
ve dünyaya zarar verecek olursak, bu
doğrudan cebimizi etkilemese bile, kendimize
zarar vermiş olacağımızı biliriz. Bu
bütünlük duygusu bir enerji stoğunu ortaya
çıkartır. Hâlâ bir insan olduğumuzu ve sürekli kendi üzerimizde çalışmaya
devam etmemiz gerektiğini biliyor olmakla birlikte bizi engelleyen
komplekslerimizle ve sorunlarımızla nasıl daha verimli bir şekilde baş ettiğimizi
görürüz. Ve bu durum gizli kalmış yeteneklerimizin ortaya çıkmasını sağlar,
çünkü artık komplekslerimiz onları bilinçdışımızda daha zor
zaptetmektedirler. Mahkeme
bize günlük hayatta olumlu değişiklikler getirir. İşte bir terfiden, yeni
bir hayat görüşüne kadar geniş bir yelpazede. Ama kesinlikle sıradan iyileşmelerden
çok daha dikkat çekicidir. Yaşam içimizle yakın temas içerisindedir ve içeride
uzun süredir biz farkında olmadan uyuyanlar şimdi gerçekleşiyorlardır.
Beraberinde yeni aktiviteler, hobiler gelir ve bunlar bizim için çok anlamlıdır
ve bunları yaparkan büyük bir doyum hissederiz. Küçük olaylar büyük ve
önemli şeyleri kolayca tetikler. Eğer zaman doğruysa ve olaylar olmak için
bizi orada bekliyorsa küçük şeylerin büyük sonuçlarının olması mümkündür.
İşte bu doğru zaman Mahkeme’nin zamanıdır. Eğer
bu sürece fazla takılacak olursak rahatlama duygumuz tükenir, açılımlara
ve fırsatlara kucak açmak yerine onlara güvenmeyiz. Bizi özgürleştirecek
olan şey baskı ve endişe haline dönüşür. Ve değişmeyi reddederiz.
Mahkeme önümüze bir yol sunduğunda, o yoldan gitmeye meyilli gibi görünürüz,
ama adım atmamak için ne mümkünse yaparız. Çünkü değişmemeye ve bütünlüğü
yakalamak için hiçbir şey yapmamaya kararlıyızdır. Ve herkesten daha iyi
bildiğimiz yanılsamasına düşeriz, eleştirilmeye gelemeyiz. Halbuki
Mahkeme’nin olumlu yönüyle artık yargılayıcı değilizdir. Hangi ilişki
olursa olsun onun saygıya, içsel bir hoşgörüye, dürüst bir düşünceye
dayandığını ve bunu kendimiz için keşfetmemiz gerektiğini biliriz. Bu
noktaya eriştiğimizde, yani Mahkeme sürecini gereği gibi tamamladığımızda
kendimize sormamız gereken önemli soru, bu yeni boyutu günlük hayatımıza
taşımaya cesaret edip edemeyeceğimizdir. Eğer cevabımız evetse o zaman
kendimizi yaşamla birlikte dans ederken buluruz. Ve bu dans Dünya kartıdır.
Güneş Yamanlıca,
31.12.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|