Ana Sayfa
TAROT DERGİSİ


İnsan tümüyle doğmadan önce mutlaka ölür.

 

~ Erich Fromm ~

Ölüm
 

 

 

Ölüm kartı Kahramanın Yolcuğu'nun Ölüm aşamasının üçlü kart grubunun (Ölüm - Denge - Şeytan) birinci kartıdır. Bu kart doğal bir sonu gösterir. Bir evrenin sona erdiğini ve veda etmek gerektiğini. Miadını doldurmuş olan şeylere, davranışlara, durumlara veda etmek gerektiğini.

 

Karttaki insanlar sola doğru bakmakta ve yürümektedirler. Sol taraf gün batımı, karanlık, son ve gecedir. Buna karşın ölüm atını sağa doğru, doğuya, yeni sabaha doğru sürer. Bu kart bize biz insanların yalnızca olayların karanlık yönünü gördüğümüzü gösteriyor. Yalnızca sona, hiçliğe bakıyoruz, halbuki bu deneyimin esas anlamı yeni bir sabaha, yeni bir canlılığa dönüşmenin büyük deneyimi. Eskiyi tamamıyla gitmeye bırakmamız ve bunu da tüm dikkatimizle yapmamız gerekir. Bizi bir önceki kart olan Asılan pozisyonunda kalmaktan kurtaran şey gözümüzü yeni olana kaçırmadan (bir kapıyı kapamadan öbürünü açmaya kalkmadan) önce eskiyi bırakmaktır. Aksi takdirde sürekli iki kart arasında gider geliriz. Burada kendimizi fazla ciddiye almamalı ve egomuzu bir kenara koymalıyız ki gelişim yolumuz tıkanmasın. Ayrıca unutmamalıyız ki büyük değişikliklerin gerçekleşmesi zaman alır, yeraltına inmek de öyle. Işığa dönmek ve yeni bir şeyin doğması Güneş kartına yani gün doğumuna kadar sürecektir.

 

Bu kart egoyu aşma ve arkasına saklandığımız maskeleri atma zamanıdır. Yerini neyin alacağını bilmeksizin, denenmiş ve güvenli davranışları ve bildik durumları istesek de istemesek de terketme zamanıdır. İnsanlar bana nasıl bir tepki gösterecekler, nasıl karşılanacağım, gerçekten yeni bir şey ortaya çıkacak mı, gibi sorular eski olana meyletmemizi harekete geçiren endişe ve güvensizliklerin yansımalarıdır ama faydası yoktur. Ölüm bir şeyin sonunu, üzeri örtülü olan bir şeyin de gelişini belirtir. Yeni gelecek olanı henüz açık bir şekilde görmeyiz, yalnızca belki silik bir silueti görünür.

 

Bu kart bize bir sonun zamanının geldiğini ve daha iyi olacağını haber eder. Bu sonlanma sürecini üzüntülü ve acılı mı, yoksa bir rahatlama ve özgürleşme gibi mi yaşayacağımızı söylemez. Ama süreç tamamlanıp geriye baktığımızda kesinlikle bir memnuniyet, azat edilmiş olma duygusu veya neşe duyarız.

 

Ölüm ille de mutlak bir sonu betimlemez. Yani mutlaka bir işi, bir eşi, bir evi bırakmak gerekmeyebilir, bunlara ilişkin bir tavırda, aktivitelerde, var olan fonksiyonlarda, düşüncelerde ve fikirlerde yapılacak radikal değişikler de ölümdür ve dönüşümü gerçekleştirebilir, bunlara ilişkin yaşam biçimini değiştirp yenisini getirebilirler.

 

Gelecek korkusu ve önümüzdeki belirsiz karanlık nedeniyle bu karta fazla takılır kalırsak yaşam boş ve sığ gelmeye başlar, depresyon ve ruhsal çıkmaz baş gösterir. Bunun beraberinde gitikçe artan bir halsizlik ve kayıtsızlık ve fiziksel hastalıklar ortaya çıkar.(benim yaşadığım bilek kırığı ve zatürre)

 

Tüm maskeleri ve sunilikleri (Inanna’nın yeraltına inişinde her kapıda bir şeyini çıkarması gibi) bıracak ve daha açık ve kabullenici bir duruş kazanacak, yeninin karanlık yolunda ilerleyecek olursak henüz ortada belirgin bir şey olmasa da giderek artan bir rahatlama duyar kendimizi daha iyi hissederiz.

 

Güneş Yamanlıca, 01.11.2007, İstanbul

 

 

 

Kahramanın Yolculuğu

 

Kahramanın Yolculuğu ve Büyük Arkana

Kaynakça: 

Hajo Banzhaf, Tarot und der Lebensweg des Menschen, 1997-2005  (Kailash)

Karen Hamaker-Zondag, Tarot as a Way of Life, 1997 (Samuel Weiser Inc.)

 

tarotdergisi@gmail.com

 

Başa Dön

 

© 2007-2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter