
Ölüm
kartı Kahramanın Yolcuğu'nun Ölüm
aşamasının üçlü
kart grubunun (Ölüm - Denge - Şeytan) birinci kartıdır. Bu
kart doğal bir sonu gösterir. Bir evrenin sona erdiğini ve veda etmek gerektiğini.
Miadını doldurmuş olan şeylere, davranışlara, durumlara veda etmek gerektiğini.
Karttaki
insanlar sola doğru bakmakta ve yürümektedirler. Sol taraf gün batımı,
karanlık, son ve gecedir. Buna karşın ölüm atını sağa doğru, doğuya,
yeni sabaha doğru sürer. Bu kart bize biz insanların yalnızca olayların
karanlık yönünü gördüğümüzü gösteriyor. Yalnızca sona, hiçliğe bakıyoruz,
halbuki bu deneyimin esas anlamı yeni bir sabaha, yeni bir canlılığa dönüşmenin
büyük deneyimi. Eskiyi tamamıyla gitmeye bırakmamız ve bunu da tüm
dikkatimizle yapmamız gerekir. Bizi bir önceki kart olan Asılan pozisyonunda
kalmaktan kurtaran şey gözümüzü yeni olana kaçırmadan (bir kapıyı
kapamadan öbürünü açmaya kalkmadan) önce eskiyi bırakmaktır. Aksi
takdirde sürekli iki kart arasında gider geliriz. Burada kendimizi fazla
ciddiye almamalı ve egomuzu bir kenara koymalıyız ki gelişim yolumuz tıkanmasın.
Ayrıca unutmamalıyız ki büyük değişikliklerin gerçekleşmesi zaman alır,
yeraltına inmek de öyle. Işığa dönmek ve yeni bir şeyin doğması Güneş
kartına yani gün doğumuna kadar sürecektir.
Bu
kart egoyu aşma ve arkasına saklandığımız maskeleri atma zamanıdır.
Yerini neyin alacağını bilmeksizin, denenmiş ve güvenli davranışları ve
bildik durumları istesek de istemesek de terketme zamanıdır. İnsanlar bana
nasıl bir tepki gösterecekler, nasıl karşılanacağım, gerçekten yeni bir
şey ortaya çıkacak mı, gibi sorular eski olana meyletmemizi harekete geçiren
endişe ve güvensizliklerin yansımalarıdır ama faydası yoktur. Ölüm bir
şeyin sonunu, üzeri örtülü olan bir şeyin de gelişini belirtir. Yeni
gelecek olanı henüz açık bir şekilde görmeyiz, yalnızca belki silik bir
silueti görünür.
Bu
kart bize bir sonun zamanının geldiğini ve daha iyi olacağını haber eder.
Bu sonlanma sürecini üzüntülü ve acılı mı, yoksa bir rahatlama ve özgürleşme
gibi mi yaşayacağımızı söylemez. Ama süreç tamamlanıp geriye baktığımızda
kesinlikle bir memnuniyet, azat edilmiş olma duygusu veya neşe duyarız.
Ölüm
ille de mutlak bir sonu betimlemez. Yani mutlaka bir işi, bir eşi, bir evi bırakmak
gerekmeyebilir, bunlara ilişkin bir tavırda, aktivitelerde, var olan
fonksiyonlarda, düşüncelerde ve fikirlerde yapılacak radikal değişikler de
ölümdür ve dönüşümü gerçekleştirebilir, bunlara ilişkin yaşam biçimini
değiştirp yenisini getirebilirler.
Gelecek
korkusu ve önümüzdeki belirsiz karanlık nedeniyle bu karta fazla takılır
kalırsak yaşam boş ve sığ gelmeye başlar, depresyon ve ruhsal çıkmaz baş
gösterir. Bunun beraberinde gitikçe artan bir halsizlik ve kayıtsızlık ve
fiziksel hastalıklar ortaya çıkar.(benim yaşadığım bilek kırığı ve
zatürre)
Tüm
maskeleri ve sunilikleri (Inanna’nın yeraltına inişinde her kapıda bir şeyini
çıkarması gibi) bıracak ve daha açık ve kabullenici bir duruş kazanacak,
yeninin karanlık yolunda ilerleyecek olursak henüz ortada belirgin bir şey
olmasa da giderek artan bir rahatlama duyar kendimizi daha iyi hissederiz.
Güneş Yamanlıca,
01.11.2007, İstanbul
Kahramanın
Yolculuğu
Kahramanın
Yolculuğu ve Büyük Arkana
|